Polonya‘da yargı atamalarına dair uzun süreli siyasi gerginlik, Anayasa Mahkemesi’nde yaşanan görevden alma kararıyla yeni bir aşamaya geçti.
Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Mahkeme Başkanı Bogdan Swieczkowski ve Başkan Yardımcısı Bartlomiej Sochanski’nın geçici olarak görevden alınmasının ardından Senegal seyahatini yarıda keserek başkent Varşova’ya geri döndü.
Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından Anayasa Mahkemesi binasına giden Nawrocki, girişte kendisini engellemeye çalışan geçici mahkeme başkanı Anna Korwin-Piotrowska ile karşılaştı.
Bu iki kişi arasındaki tartışma kısa süre içinde fiziksel bir itişmeye dönüştü. Yaşanan arbedenin ardından Nawrocki binaya girdi ve Korwin-Piotrowska ile diğer yargıçlarla yüzleşti.
“BEYEFENDİ İÇERİ GİREMEZSİNİZ”
Mahkeme binasının girişinde yaşanan gerginlik anında Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin Anna Korwin-Piotrowska’ya “Lütfen çekilin” dediği duyuldu.
Korwin-Piotrowska ise Cumhurbaşkanını durdurmaya çalışarak “Beyefendi içeri giremezsiniz” yanıtını verdi.
Bunun üzerine Nawrocki, “Lütfen beni bırakın” diyerek tepki gösterdi.
Kısa süreli itişmenin ardından Cumhurbaşkanının binaya girdiği gözlendi. Yüksek Mahkeme Birinci Başkanı Zbigniew Kapinski ve görevden uzaklaştırıldığı açıklanan Anayasa Mahkemesi Başkan Yardımcısı Bartlomiej Sochanski de binaya girenler arasındaydı.
CUMHURBAŞKANI YÜKSEK MAHKEMEYİ BASTI: SİZ YARGIÇ DEĞİLSİNİZ
Cumhurbaşkanı, Tusk hükümetinin parlamentoda çoğunluk tarafından seçilen yargıçların meşruiyetine itiraz ederek şu ifadeleri kullandı:
“Bu telefonla talimat alan bir yargıç. Hiçbir yasal dayanağınız yok. Ne görevden almaya ne de göreve getirmeye yetkiniz var. Siz Anayasa Mahkemesi yargıçları değilsiniz!”
Nawrocki’nin bu sözlerinin ardından merdivenlere doğru ilerlediği görüldü.
ANAYASA MAHKEMESİNDE GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA KRİZİ
Krizin başlangıcını, Anayasa Mahkemesi Başkanı Bogdan Swieczkowski ile Başkan Yardımcısı Bartlomiej Sochanski’nin bir aylık süreyle görevlerinden uzaklaştırılmasına dair karar ateşledi.
Mahkemenin internet sitesinde yerel saatle 18.00 civarında yayımlanan açıklamada, iki ismin mahkemenin çalışmalarını engelledikleri gerekçesiyle geçici olarak görevden alındıkları ifade edildi.
Kararın ardında Anna Korwin-Piotrowska, mahkemenin yönetimini geçici olarak üstlendiğini belirtti.
Ancak Swieczkowski ve Sochanski, görevden uzaklaştırma kararının hukuki geçerliliğini kabul etmedi. Cumhurbaşkanı Nawrocki de bu karara karşı çıktı.
Böylece Anayasa Mahkemesinin yönetimi konusunda iki taraf arasında belirgin bir yetki çatışması ortaya çıktı.
PROTESTOCULAR MAHKEMENİN ÖNÜNE AKIN ETTİ
Görevden uzaklaştırma kararı sonrasında başkent Varşova’daki Anayasa Mahkemesi önünde protestolar başladı.
Muhalefetteki Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) Genel Başkanı Jaroslaw Kaczynski, eski Başbakan Mateusz Morawiecki ve eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Julia Przylebska’nın da bulunduğu birçok kişi mahkeme önünde toplandı.
Polis ekipleri bina çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı. Bazı göstericilerin çitleri aşarak polislere çeşitli cisimler atmasının ardından gerilim yükseldi.
Olaylara müdahale eden polis üç kişiyi gözaltına aldı.
SENEGAL UÇAĞI HAVADA GERİ DÖNDÜ
Ülkedeki gelişmeler nedeniyle Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Senegal’e yapacağı ziyareti yarıda kesme kararı aldı.
Nawrocki yaptığı açıklamada, “Böyle bir zamanda Cumhurbaşkanının Polonya‘da olması gerekiyor. Senegal’e uçuşumu yarıda kesiyorum. Geri dönüyorum.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanlığı uçağı İspanya üzerinden rotasını Polonya‘ya çevirdi. Uçuş takip platformu Flightradar24 verilerine göre dönüş uçuşunu 1 milyondan fazla kişi izledi.
Varşova’ya ulaşan Nawrocki, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Bogdan Swieczkowski ve Yüksek Mahkeme Birinci Başkanı Zbigniew Kapinski ile görüştükten sonra Anayasa Mahkemesine yöneldi.
BAŞBAKAN TUSK: BAŞKA BİR YOL YOK
Cumhurbaşkanının müdahalesiyle siyasi gerilim daha da artarken Başbakan Donald Tusk, hükümetin yargıya yönelik hamlelerini savundu.
Tusk açıklamasında şunları söyledi:
“Hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmek bizim sorumluluğumuzdur. PiS iktidarının yıllar süren hukuksuzluğunun ardından bu zor ve bazen sancılı bir süreçtir ve kararlı adımlar atmayı gerektirir. Başka bir yol yoktur.”
Tusk hükümeti, önceki dönemde yapılan yargı atamalarının mahkemelerin bağımsızlığını zedelediğini savunurken muhalefet ise hükümetin Anayasa Mahkemesi üzerinde kontrol sağlamaya çalıştığını iddia ediyor.
ABD’DEN İTİDAL ÇAĞRISI
Polonya‘daki siyasi kriz uluslararası alanda da yankı buldu.
ABD’nin Varşova Büyükelçisi Tom Rose, yaşanan gelişmeler karşısında endişe duyduğunu belirterek taraflara itidal çağrısında bulundu.
Rose, siyasi anlaşmazlığın şiddete dönüşmemesi gerektiğini vurgularken ABD’nin Polonya‘nın istikrarına, güvenliğine ve demokratik geleceğine önem verdiğini ifade etti.
İKİ BÜYÜKELÇİ İSTİFA ETTİ
Anayasa Mahkemesi çevresindeki olaylar diplomatik temsilciliklere de sıçradı.
Polonya‘nın Bükreş Büyükelçisi Pawel Soloch, ülkedeki gelişmeleri gerekçe göstererek istifa ettiğini açıkladı.
Pekin Büyükelçisi Jakub Kumoch da yaşananların ardından görevini sürdüremeyeceğine kanaat getirerek istifasını sunduğunu belirtti.
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski ise Kumoch’un kararına sert tepki gösterdi. Sikorski, “Görevinizin profesyonellikten uzak şekilde sona erdiğini not ediyorum. Artık Polonya Cumhuriyeti’ni temsil etmiyorsunuz.” dedi.
Kriz temelinde yargı atamaları yatıyor
Polonya’da yaşanan gerilimin kökeninde Anayasa Mahkemesi üyelerinin atanmasıyla ilgili uzun süredir devam eden anlaşmazlık yer alıyor.
Şubat 2022’de Anayasa Mahkemesi yargıcılığına seçilen Bogdan Swieczkowski, 9 Aralık 2024’te dönemin Cumhurbaşkanı Andrzej Duda tarafından mahkeme başkanlığına atanmıştı.
Başbakan Donald Tusk, Swieczkowski’yi parlamentodaki çoğunluk tarafından seçilen yeni yargıçların göreve başlamasını engellemekle suçluyordu.
Tusk liderliğindeki hükümet 2023 yılında iktidara gelirken yargı bağımsızlığını yeniden tesis etme sözü vermişti ancak yeni yargıçların statüsü konusundaki anlaşmazlık sürmeye devam etti.
Son görevden uzaklaştırma kararlarının hukuki geçerliliği de hala tartışmalı bir konu olmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanının mahkeme binasına girmesi ve yargıçlarla karşılaşması ile protestolar ülke genelindeki anayasal krizi daha da derinleştirmiştir.




